Kısa bir dinlenme arasından sonra, yeni yayın mecramız olan ve hep birlikte tüm okuyucularımızla bize ait olan www.ekonomia.com.tr adlı sitemizden selam ve sevgilerimi sunuyorum. Afyonkarahisar adına her şey demeye devam diyeceğimiz ortak sesimiz olan sitemizin yolu sizlerin güçlü desteği ile açık olsun. İlimizin kültürel ve sosyal gelişimine katkı sağlasın ve her şeyden önemlisi Allah utandırmadan yolumuzu açık ve başarılı eylesin.
ÖNCE GURURLA TEŞEKKÜR EDİYORUM
Yazılarımızın sonlandığı 31 Mart gününden itibaren; telefon, WhatsApp gibi kanallardan bana ulaşan, “Neden yazı yazmayı bıraktın?”, “Ne yapabiliriz?”, “Üstümüze düşen bir şey var mı?”, “Yeni bir mecra bulana kadar maddi anlamda sıkıntı çekme, beni ara.” diyen en az 500 eş, dost, yönetici, siyasetçi, çeşitli STK ve iş insanları ayrıca okuyucularımıza gururla teşekkür ediyorum. 26 yıl önce Eskişehir’den, Afyonkarahisar’a geldiğim günden bu yana ne güzel insanlar ve yürekler biriktirmişim. Hadi buyurun… 43 günün ardından yazmaya devam edelim.
BAZI YAYIN KURULUŞLARINDA YAZMAK ZORDUR
Bazı yayın kuruluşlarında yazı yazmak zordur. Dengeler, bağlantılar, politikalar, maliyetler gibi birçok unsur çıkar karşınıza. Gün gelir, bu unsurlardan biri devreye girer ve “Yazılarınızı noktalayalım mı?” denildiğinde, ikili ilişkiler ve nezaket gereği karşınıza çoğu zaman farklı bir gerekçe çıkarılır. Amaç ne kadar kırmamak üzerine kurulu olsa da bilirsiniz ki size söylenen “tatmin edici olmayabilir.”
BİRAZ DUYGUSALSANIZ BENİM GİBİ
Eğer biraz duygusalsanız, benim gibi ve içinizden geçen duygu durumlarını saklamayan biriyseniz, verdiğiniz tepki de buna göre şekillenir. Çünkü aslında beklediğiniz şey nettir: Gerçeğin olabildiğince açık bir şekilde ifade edilmesidir size. Bu noktada ana muhatabınıza tüm manevi değerleriniz üzerine basarak ve ifade ederek doğruları söyleseniz de karşılığında yine beklediğiniz net cevabı alamazsınız.Aslında derinden üzüldüğünüz şey nedir biliyor musunuz? Size sunulan gerekçenin arkasında karşı tarafın da inanıyormuş gibi bir görüntü oluşturmasıdır.
YAZDIĞINIZ YAZILAR DA KALDIRILABİLİR MESELA
Buna ek olarak öte yanda, yazılarınızı yayınlayan kuruluşun Yazarlar Sayfasından yazılarınızı kaldırdığı durumlarla da karşılaşabilirsiniz. Bu, o yayın kuruluşunda yazmayı bırakan ya da bırakması istenen her yazar için uygulanmaz. Örneğin uzun zamandır yazı yazmayan yazarların sayfalarının hâlâ erişime açık olduğu da görülebilmektedir. Böyle durumlarda sorarsınız, yazılarınızın kaldırılma gerekçesini; cevap alamazsınız. Oysa mesele, üç tıklık teknik bir işlem ile kaldırılan yazılarınız değildir. Asıl mesele, yazdığınız yazıların okuyucuların zihninden tamamen silinmesinin mümkün olup olmadığıdır; o da mümkün değildir zaten. Hele ki yazılarınızın büyük bir çoğunluğu kamuoyunda karşılık bulmuş, tartışılmış ve hayata geçirilmişse…
VESİLEYLE KENDİLERİNDEN TEMENNİ EDİYORUM
Bu vesileyle, siz okuyucularımın şahitliğinde, kendilerinden bu şehir için emek verilerek yazdığımız ve bir anlamda şehrin hafıza niteliği taşıyan “105” yazımızın yeniden erişime açılmasını rica ve temenni ediyorum. Bu durumun ilgili yayın kuruluşu tarafından yeniden hukuken gözden geçirilmesini diliyorum. 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında, yazılı sözleşmelerde yazıların kaldırılmasına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı belirtilmediği müddetçe ki öyle bir hükmümüz yokken ve yazdığım 105 yazının hiçbirinde mahkeme kararıyla verilmiş bir kanuni erişim engeli bulunmadığından söz konusu yazıların yeniden erişime açılmasının hukuken uygun olacağı kanaatindeyim. O yazıların çoğunda bu şehrin gerçek veri ve istatistikleri yer almakta olup, bunlar bu güzel şehrin hafızasını oluşturan, her biri en az 8 saatlik emeğin ürünü yazılardır. Afyonkarahisar’ın her türlü konuda verilerini bırakın okusun insanlar. Bu ricamdan sonra yazılarımızın ilgili yayın kuruluşu tarafından tekrar erişime açılacağına kurumsal yapılarının gereği olarak yürekten inanıyorum. Ayrıca kendileriyle 3 yıl boyunca çalıştığım için ve katkılarından dolayı teşekkür ediyorum nokta.
GELELİM YENİ MECRAMIZDA NELER YAPACAĞIMIZA
Öncelikle açık ve net bir şekilde beyan ediyorum: Okuyucularımızın yakından bildiği ve en az bir yazımızı okuduktan sonra yazım dili ve politikamızı anlayan yeni okuyucularımızın da tahmin ettiği gibi, EKONOMİA Sayfamızın yayın politikasında gram değil, bir miligram dahi değişiklik olmayacak. “Murat Akarçay artık kendisine ait olan www.ekonomia.com.tr adlı mecrada yazıyor, artık daha sert yazar,” diye de bir beklentiye kesinlikle kimse zahmet edip girmesin lütfen.
BENİM AMACIM KISA VE NET BELLİ ZATEN
Benim EKONOMİA sayfasındaki iki çizgim bellidir. Birincisi; kamuoyu ile kamu arasında köprü olmak ve dönem dönem kamuoyu yararına gündeme getirdiğimiz konularda somut sonuçlara ulaşmak için çaba göstermek. İkincisi ise bu şehrin veri ve istatistikleri ile herkesi bilgilendirmek ve bilinçli bir toplum olmak adına katkı vermek hepsi bu. Beni takip eden herkesin de beni okuma sebebi budur zaten. Bu nedenle hiçbir okuyucumu hayal kırıklığına uğratmam; uğratmamda bu özellikle bilinsin.
BURASI DAHA GENİŞ KONULARA GİRECEĞİM BİR YER
Hep birlikte hepimize ait olan yeni yayın mecramızın en büyük farkı konusal bazda bana daha rahat yazabilme imkânı sunacak yer olmasıdır. Bunun dışında yazım dilim ve nezaket, bildiğiniz çizginin dışına kesinlikle çıkmayacaktır. Tekrar ediyorum: Ben 26 yıldır bu şehirde hep tarafsızdım, burada da böyleyim. Bu yüzden bu şehirde Allah razı olsun benim telefonumu herkes açar. Çünkü beni tanıyan bu şehrin bütün önemli köşe taşları ve kanaat önderleri kısaca herkes tarafsızlık hukukumu bilir.
BAZILARI BELKİ DE ŞUNU DİYECEKTİR ŞİMDİ
Bazı kesimler, “Murat Akarçay kendi yeni yayın mecrasında artık bol bol şikâyetlerle uğraşır, ara ara savcılığa ifade verir,” gibi hayallerde kurmasın. Benim gazetecilik geçmişimde, kalemimle ilgili tek bir savcılık şikâyetim yoktur; Rabbim de göstermesin. Net söylüyorum: Olmaz. Yazılarımı, Türk Ceza Kanunu’ndan başlayarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarına, Basın Kanunu’na, ve Türk Medeni Kanunu’na göre yazarım. Öte yanda, Anayasa’daki ifade ve düşünce özgürlüğü hükümlerine, Reklam ve Ticari İletişim Kanunu’na, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na (KVKK), Haksız Rekabet Kanunu’na ve Uluslararası Gazetecilik Standartlarına kadar; bir yazarın yazdığı yazıda olası suç veya ihlal unsuru taşıyabilecek tüm hukuki çerçeveleri göz önünde bulundurarak kalemimi kullanırım ben. Önceki yayın mecramda da bu aynıydı kendi yerimizde de aynı olacak.
CIMBIZ VE MİKROSKOP KULLANILMASINA GEREK YOK
Zaman zaman, “Acaba yazdıklarımızda hukuki bir açık var mı?” diye değerlendirmeye çalışanlar oluyordu. Birçok farklı noktadan bu bilgi bana geliyordu zaten. Aynı süreçte, alanında uzman avukat dostların, hukuki değerlendirmelerinde de ifade ettikleri üzere, yazılarımın hukuken sağlam, suç ve ihlal riski taşımayan bir formatta olduğu yönündeki görüşleri de bana ulaşıyordu. Kısaca şunu söylüyorum: Ben hukuki açıdan olası tüm riskleri önceden hesaplayarak yazıyorum; bu nedenle olası ya da farazi bu tür mesai harcayacaklar lütfen yorulmasın yazıları yürekleriyle okusun, kesinlikle cımbız ve mikroskop kullanarak vakit harcamasın. Amaç, Afyonkarahisar adına daha neler yapabiliriz olan hedefimize burada da daha inanarak neler katabilmek olacaktır sadece.
HAFTAYA BAŞLIYORUZ HADİ BAKALIM
EKONOMİA ’da günümüz yine Salı günü. Bakalım haftaya ne yazacağız göreceğiz. Haftaya görüşmek dileğiyle. Bu arada yeni yayın mecramızı inceleyin. Çok emek verdik umarım beğenirsiniz. Selamlar

