Afyonkarahisar’ın ekonomi ve toplum platformu EKONOMİA.COM.TR’den tüm okuyuculara selamlar. Başta ilimizin turizm potansiyeli olmak üzere, iş dünyası, yerel kalkınma, şehir ekonomisi ve toplumsal konular üzerine çeşitli dönemlerde kaleme alacağım yazılarla bu özel platformda sizlerle buluşacağım.
Bugün ise EKONOMİA.COM.TR’ de ki ilk buluşmamızda, yakın zamanda farklı bir yayın mecrasında kaleme aldığım ve turizm sektörüne ilişkin önemli tespitler içeren bir yazımı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bir yeri “sahiplenmek” için haritada işaretlemek yetmez. Bir yeri tanıtamıyorsan, ulaştıramıyorsan, yaşatamıyorsan… o yer senin değildir. Türkiye’nin en büyük meselelerinden biri tam da burada başlıyor: Gidemediğimiz, tanıtamadığımız, devamlılığını sağlayamadığımız güzellikler.
Bugün hâlâ altyapısı eksik, yolu olmayan, yönlendirmesi yapılmayan onlarca hatta yüzlerce doğal, kültürel ve tarihî değerimiz var. Keşfedilmemiş değil; ihmal edilmiş yerlerden söz ediyorum. Bilinen destinasyonların gölgesinde kalan ama en az onlar kadar, hatta daha fazla potansiyele sahip alanlar var.
Sorun şu: Bir yere insanı götürüyoruz ama orada tutamıyoruz. Bir deneyim yaşatıyoruz ama ikinci kez çağıracak bağı kuramıyoruz. Turizm yalnızca “gitmek” değildir. Turizm; memnuniyet, süreklilik ve hikâye işidir. Sahada birebir memnuniyet sağlanmadığı sürece yapılan tanıtım geçicidir. Organizasyon yoksa, deneyim planlanmamışsa, yerel değerler bir bütün hâlinde sunulmuyorsa; o şehir bir kez görülür, bir daha hatırlanmaz.
Bugün Afyonkarahisar denince akla sadece sucuk ve kaplıca geliyorsa, bu Afyon’un suçu değildir. Bu, anlatamayanların eksikliğidir. Oysa Afyon; gastronomisiyle, tarihiyle, doğasıyla, kültürüyle, festivalleriyle ve rotalarıyla çok daha fazlasıdır. Ve Afyon yalnız değildir. 81 ilin her birinin anlatılmamış hikâyesi, tanıtılmamış değeri, markalaşmamış güzelliği vardır.
Ancak biz hâlâ şehirleri birkaç klişe başlığa sıkıştırıyoruz. Bu da şehirleri kısır, turizmi tek mevsimlik, ekonomiyi kırılgan hâle getiriyor. Yapılması gereken çok net: Altyapı ve ulaşım eksikleri tamamlanmalı. Keşfedilmemiş alanlar planlı şekilde açılmalı. Organizasyonlar artırılmalı, süreklilik sağlanmalı. Şehirler tek başlıkla değil, bütün özellikleriyle anlatılmalı. Yerel halk sürecin parçası yapılmalı. Deneyim odaklı turizm tasarlanmalı.

