• Home  
  • BİR HANDA YÜKSELEN KADIN EMEĞİ
- Genel

BİR HANDA YÜKSELEN KADIN EMEĞİ

Afyon’un tarihi sokaklarında yürürken bazen bir kapıdan içeri girersiniz ve karşınıza yalnızca tarih değil, emek de çıkar. Köle Han da benim için tam olarak böyle bir yer. Tarihi dokusuyla geçmişten bugüne uzanan bu hanın içerisinde kadınların ellerinden çıkan birbirinden güzel ürünleri görmek, insanın yüzünde tebessüm bırakıyor. Çünkü burada satılan her ürünün arkasında yalnızca bir fiyat […]

Afyon’un tarihi sokaklarında yürürken bazen bir kapıdan içeri girersiniz ve karşınıza yalnızca tarih değil, emek de çıkar.

Köle Han da benim için tam olarak böyle bir yer.

Tarihi dokusuyla geçmişten bugüne uzanan bu hanın içerisinde kadınların ellerinden çıkan birbirinden güzel ürünleri görmek, insanın yüzünde tebessüm bırakıyor. Çünkü burada satılan her ürünün arkasında yalnızca bir fiyat etiketi yok; saatlerce süren emek, sabır, alın teri ve bir kadının üretme isteği var.

Bir düşünün…

Belki bir kadın evinin bir köşesinde saatlerce bir ürün hazırlıyor. Kimi zaman çocuğunun ihtiyaçları arasında kendisine ayırdığı kısa bir zamanda üretmeye çalışıyor, kimi zaman da yıllardır bildiği bir el sanatını yaşatmak için iğneyi, ipliği, kumaşı yeniden eline alıyor.

Sonra o emek Köle Han’da bir vitrine çıkıyor.

İşte asıl mesele burada başlıyor.

Kadın üretiyor ama ürettiğini satabileceği alan bulmakta zorlanıyorsa, emeğinin ekonomik karşılığını alabilmesi mümkün mü?

Bence bu soruyu artık daha yüksek sesle sormalıyız.

Afyon’da kadınların el emeğini değerlendirebileceği alanları çoğaltmalıyız. Kadınların yalnızca özel günlerde değil, yılın her döneminde ürünlerini sergileyebilecekleri ve satabilecekleri kalıcı alanlara ihtiyaç var.

Belediyeler, kadın kooperatifleri, sivil toplum kuruluşları ve yerel işletmeler bu konuda birlikte hareket edebilir.

Köle Han gibi tarihi mekânlar ise bu çalışmanın önemli bir parçası olabilir.

Çünkü burası yalnızca alışveriş yapılan bir yer olmamalı.

Kadının emeğinin görünür olduğu, üretimin desteklendiği ve Afyon’un kültürel değerlerinin yaşatıldığı bir merkez haline gelmeli.

Bir şehir sadece yollarıyla, binalarıyla ve meydanlarıyla gelişmez.

O şehrin kadınları üretebiliyor, ürettikleri değer görüyor ve emeklerinin karşılığını alabiliyorsa, işte o zaman şehir gerçekten güçlenir.

Bugün Köle Han’da satılan küçük bir el emeği ürününü satın alan kişi belki yalnızca bir eşya alıyor gibi görünebilir.

Ama aslında bir kadına şunu söylüyor:

“Senin emeğini görüyorum. Ürettiğin değeri önemsiyorum.”

Bazen büyük destekler büyük bütçeler gerektirmez.

Bir stant açmak, bir ürünün tanıtımını yapmak, bir kadının el emeğini daha geniş kitlelere ulaştırmasına yardımcı olmak bile onun hayatında önemli bir kapı açabilir.

Ben inanıyorum ki Afyon’un kadınları çok daha fazlasını üretebilir.

Yeter ki onlara üretmeleri için alan, emeklerini sergilemeleri için fırsat ve ürünlerini satabilmeleri için güçlü bir pazar sunulsun.

Köle Han’ın tarihi duvarları geçmişi anlatıyor olabilir.

Ama o duvarların arasında yükselen kadın emeği, Afyon’un geleceğini anlatıyor.

Ve şimdi hepimize düşen görev, o emeğin sesini daha da duyulur hale getirmek.

Çünkü bir kadının el emeğine verilen değer, aslında bir şehrin geleceğine verilen değerdir.

HAKKIMIZDA

Afyonkarahisar ile ilgili ekonomi, güncel gelişmeler, toplumsal konular, veri, analiz, raporlar ve istatistik içerikleri yayınlamak amacıyla kurulmuştur.

E-mail: afyonmurat03@gmail.com