• Home  
  • İSTERSENİZ BENİ HAKSIZSIN DİYEREK GİDİP MAHKEMEYE VERİN
- EKONOMİA PLUS MURAT AKARÇAY

İSTERSENİZ BENİ HAKSIZSIN DİYEREK GİDİP MAHKEMEYE VERİN

Sevgili dostlar, bu hafta Afyonkarahisar’ı yazmama kararı aldım.   Kısaca, Akarçay ne yazmış bu hafta, “kime ya da kimlere ince ince yasemince hesabı ” demeye bir hafta ara verelim dedim. Bizi yazdım bu hafta. Yani derler ya; sen, ben, biz, siz, hepimiz. Yazının başında peşinen ilan ediyorum. Haksızsın derseniz gidip mahkemeye verebilirsiniz hiç sorun değil. […]

Sevgili dostlar, bu hafta Afyonkarahisar’ı yazmama kararı aldım.  

Kısaca, Akarçay ne yazmış bu hafta, “kime ya da kimlere ince ince yasemince hesabı ” demeye bir hafta ara verelim dedim.

Bizi yazdım bu hafta. Yani derler ya; sen, ben, biz, siz, hepimiz. Yazının başında peşinen ilan ediyorum. Haksızsın derseniz gidip mahkemeye verebilirsiniz hiç sorun değil.

İnanın bana, herkes aslında her gün zihninde çekmiş olduğu bir kare fotoğrafı okuyacak bu haftaki yazıda. Hadi buyurun lütfen. Görün nereden nereye bağlayacağım konuyu… Sabırla okuyarak kıymetli vaktinizi ayırırsanız onore edersiniz beni.

BİR DÖNEMİN BİLGİLİ TOPLUMU GİTTİ

Bizde ne yazık ki hızla gelişen internet teknolojisi ve korkunç düzeye ulaşan sosyal medya kullanımı ile birlikte toplumsal körelme başladı. İnternet, istendiğinde doğru bilgiye ulaştıran bir imkân olmasına rağmen, yalan ve yanlış bilgileri de gözler önüne serebilen son derece zararlı bir teknoloji oldu ne yazık ki.

Sonra ne oldu? Bir dönemin bilgili toplumu gitti; sözde bilgili bir toplum ortaya çıkmaya başladı. Öte yanda, A-sosyal gençliğin sayısı da gitgide artış ve tırmanışa geçti. Bana şu anda sonuna kadar katıldığınızı düşünüyorum.

HATA GELİŞEN TEKNOLOJİDE Mİ?

Hata gelişen teknolojide değil. Zaten dünya ile birlikte eş zamanlı yüksek teknolojiyi yakalamayı çok iyi bilen bir ülkenin vatandaşlarıyız biz. Çünkü küresel teknoloji şirketleri için iyi bir pazarız bu konuda. Gelirimizin hatırı sayılır bir kısmını en son teknoloji cep telefonlarına gömme ve sonra boğazımızdan kesme yeteneğine sahip olan ilginç bir yapımız var bir kesimimizde.

Hele dönemin bazı anne babaları takoz telefon kullanırken çocuklarına en son teknoloji telefonu alırken mecburen borca giriyorlar. Ne yapsınlar? Buna da katıldığınızı düşünüyorum.

NEDEN BÖYLE OLDUK PEKİ?

ÇÜNKÜ BİZ KİTAP VE GÜNLÜK GAZETE OKUMAKTAN, AYRICA ARAŞTIRMAKTAN ÇOKTAN VAZGEÇTİK… Artık ne yazık ki elimizde telefon, sosyal medya ve oyunlar bir tık uzağımızda. Herkes sosyal medyada şöhret olma peşinde. Özel hayatların, ahlak ilkelerinin sadece beğeni almak ya da bundan para kazanmak için yapılan sınırsız soytarılıklara teslim edildiği bir dönem yaşıyoruz.

Kaba kuvvete meyil noktasında sayısız içerikler paylaşım rekorları kırıyor. Bir zamanlar Türk aile yapısına örnek olan TV dizileri çoktan nostalji oldu. Kısaca hayatımızı artık sosyal medyaların, 10 saniyelik videoların içerisine çoktan hapsetmeye başladık. Bu dediğime de sonuna kadar haklısın dediğinizi hissediyorum.

NE ANLATMAK İSTİYORUM PEKİ?

Gelin şimdi çatıyı bağlayayım ve ne demek istediğime sizi götüreyim. Aşağıda koyu harflerle okuyacağınız bilgilerin tümü tanıdık bir ülkeye ait.

O ülkeyi herkes, en üstün teknolojiyi en üst düzeyde kullanan, hatta icat eden ülke olarak biliyor. Neresi orası? Tabii ki Japonya.

HADİ BUYURUN BAKALIM

“Bugün 125 milyon insanın yaşadığı Japonya’da, 2025 yılında günlük 72 milyon, 1 yılda 25 milyar 920 milyon adet GAZETE, bir yılda ise 4 milyar 200 milyon adet KİTAP basıldı.

Japonya’da, Gazetelerin yüzde 90’ı abonelik sistemi ile dağılıyor. Abonelerin gazeteleri ev ya da iş yerlerinde en geç saat 07.00’de teslim edilmiş oluyor.

“Japonya’da en çok satış tirajlı gazeteler, özellikle YEREL GAZETELER. Çoğunlukta ikamet edilen şehir ile ilgili özel haber, röportaj, araştırma habercilik yapan ve Japonya’nın gelişimine fikirsel katkı sağlayan gazeteler tercih ediliyor.

Japon ulusal ve yerel firmaları yerel gazetelerde reklam vermek için bir süre sıralarını beklemek zorunda kalıyorlar. Japon halkı geri kalan standart ulusal haberleri güvenilir ulusal haber web sitelerinden takip ediyor.”

Türk halkı ise günde ortalama 8,5 saatini televizyon ve GSM telefonuyla geçirirken, yılda sadece toplam 4,5 saat kitap okuyor. Öte yanda denk geldiği gazeteyi inceleme süresi whatsap mesajlarına bakma süresinden daha kısa.

En ilginç olan ise Türk halkı nezdinde cep telefonu alma ihtiyacı 3. sırada yer alıyor. Bir Japon ise cep telefonunu ortalama 8 yıl 7 ayda bir değiştiriyor.

ŞİMDİ DÜŞÜNÜN BAKALIM

Önemli olan en yüksek teknolojiyi kullanıp, kağıt kürek bitti her şey dijital artık diyerek mürekkep kokusundan uzaklaşmak değil. Bakın, teknolojinin sahibi olan ülke bundan vazgeçmiyor, biz geçiyoruz. Sonra da eskiyi özlemle anıyoruz.

Eskimedi bir şeyler aslında. Biz körelterek eskittik. Bakın, insanlar eskitmeden yaşıyorlar. Aşağıdaki fotoğraf tam olarak ne demek istediğimi iyi anlatıyor zaten. Lütfen dikkatle bakın fotoğrafa.

HAKKIMIZDA

Afyonkarahisar ile ilgili ekonomi, güncel gelişmeler, toplumsal konular, veri, analiz, raporlar ve istatistik içerikleri yayınlamak amacıyla kurulmuştur.

E-mail: afyonmurat03@gmail.com