• Home  
  • BEN NEDEN BÖYLE OLDUM? MENOPOZ
- KONUK YAZARLAR

BEN NEDEN BÖYLE OLDUM? MENOPOZ

Uzm.Dr.Büşra Seçil Seçen:Menopoz nedir ve bir kadının menopoza girdiğini nasıl anlarız? Menopoz genellikle hangi yaşlarda başlar? Dr.Öğr.Üyesi Behram Barlas :Menopoz, kadın yaşamının doğal bir biyolojik dönemidir ve temel olarak yumurtalıkların foliküler aktivitesinin sona ermesi, östrojen üretiminin belirgin biçimde azalması ve adetlerin kalıcı olarak kesilmesi ile karakterizedir. Burada önemli bir ayrım yapmak gerekir: Menopoz tek bir […]

Uzm.Dr.Büşra Seçil Seçen:Menopoz nedir ve bir kadının menopoza girdiğini nasıl anlarız? Menopoz genellikle hangi yaşlarda başlar?

Dr.Öğr.Üyesi Behram Barlas :Menopoz, kadın yaşamının doğal bir biyolojik dönemidir ve temel olarak yumurtalıkların foliküler aktivitesinin sona ermesi, östrojen üretiminin belirgin biçimde azalması ve adetlerin kalıcı olarak kesilmesi ile karakterizedir.

Burada önemli bir ayrım yapmak gerekir: Menopoz tek bir gün içerisinde ortaya çıkan bir olay değil, perimenopoz adı verilen bir geçiş sürecinin sonunda ulaşılan klinik bir dönüm noktasıdır.

Klinik olarak doğal menopoz, başka bir neden bulunmaksızın 12 ay boyunca adet görülmemesi ile geriye dönük olarak tanımlanır. 45 yaş ve üzerindeki sağlıklı kadınlarda tipik menopoz belirtileri ve adet değişiklikleri varsa tanı çoğu zaman klinik olarak konulabilir; rutin olarak FSH veya estradiol ölçülmesi gerekmez.

Menopozun ortalama yaşı toplumlar arasında bir miktar değişmekle birlikte genellikle 50’li yaşların başıdır; ACOG ortalama yaşı yaklaşık 51 olarak belirtmektedir.

Ancak her kadın aynı yaşta menopoza girmez.

* 40 yaşından önce: prematür over yetmezliği/erken over yetmezliği açısından değerlendirilmelidir. 40–44 yaş: erken menopoz olarak değerlendirilebilir. 45 yaş ve üzeri: çoğu kadında menopoz geçişi klinik bulgularla değerlendirilebilir. Dolayısıyla 47 yaşındaki bir kadının adetlerinin seyrekleşmesi, sıcak basmaları ve gece terlemeleri başlamışsa, bu tablo çoğunlukla perimenopozal geçişle uyumludur. Buna karşılık 35 yaşında adetleri kesilen bir kadında “normal menopoz” deyip geçmek doğru değildir; mutlaka neden araştırılmalıdır. NICE, 40 yaş altındaki kişilerde erken over yetmezliği açısından farklı bir tanısal yaklaşım önermektedir.

Önemli nokta: Menopoz bir hastalık değildir; ancak menopoz geçişi ve postmenopozal dönemde ortaya çıkan semptomlar ve sağlık riskleri tıbbi değerlendirme gerektirebilir.

BSS:Perimenopozda hangi belirtiler ortaya çıkabilir? Adet düzensizliği ilk işaret midir?

BB:Perimenopoz, menopozdan önce başlayan ve yumurtalık fonksiyonlarının giderek değiştiği geçiş dönemidir.

Kadının karşılaşabileceği ilk belirgin değişikliklerden biri gerçekten adet düzeninin değişmesidir. Adetler:

* daha sık, daha seyrek, daha uzun, daha kısa, daha yoğun veya daha az miktarda olabilirAncak perimenopoz yalnızca adet düzensizliğinden ibaret değildir.

Bu dönemde:

* sıcak basması, gece terlemesi, uyku bozukluğu, irritabilite, duygu durum değişiklikleri, anksiyete, konsantrasyon güçlüğü, unutkanlık, baş ağrısı, eklem-kas yakınmaları, cinsel istekte değişiklik, vajinal kuruluk gibi belirtiler ortaya çıkabilir. NICE de menopozla ilişkili belirtilerin vazomotor, genitoüriner, psikolojik, kas-iskelet ve cinsel belirtileri kapsayabileceğini belirtmektedir.

Dolayısıyla “Adetlerim henüz tamamen kesilmedi, o halde menopozla ilgili şikâyetlerim olamaz” düşüncesi doğru değildir.

Tam tersine, birçok kadın için semptomların başladığı dönem menopozdan önceki perimenopozal geçiş dönemidir.

Bir diğer önemli nokta da şudur: Perimenopozda adetlerin düzensizleşmesi gebelik ihtimalini tamamen ortadan kaldırmaz. Son adet tarihinden itibaren menopoz tanısı kesinleşene kadar uygun kadınlarda kontrasepsiyon gereksinimi devam eder.

BSS:Sıcak basması, çarpıntı, sinirlilik, kaygı ve uyku problemleri menopozla ilişkili olabilir mi?

BB:Evet, olabilir.

Sıcak basması ve gece terlemesi menopozun en karakteristik vazomotor semptomlarıdır. The Menopause Society’ye göre sıcak basmaları kadınların önemli bir bölümünde görülür ve bazı kadınlarda sıcak basması sırasında kalp atımında hızlanma da hissedilebilir.

Östrojen düzeylerindeki dalgalanma ve düşüş, beynin termoregülasyon mekanizmalarını etkileyerek sıcak basması ve terleme ataklarına yol açabilir.

Bunun yanında kadınlar:

* çarpıntı hissi, huzursuzluk, sinirlilik, kaygı, uykuya dalmada güçlük, gece sık uyanma, sabah yorgun kalkma şikâyetleri yaşayabilir.

Burada çok önemli bir klinik ayrıntı vardır:

Her çarpıntı veya uykusuzluk menopoz değildir.

Örneğin:

* tiroid hastalıkları, anemi, ritim bozuklukları, kardiyovasküler hastalıklar, kullanılan ilaçlar, yoğun stres ve anksiyete, uyku apnesi gibi başka nedenler de araştırılmalıdır.

Özellikle yeni başlayan, uzun süren veya bayılma, göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi belirtilerle birlikte olan çarpıntı “menopozdur” denilerek geçiştirilmemelidir.

BSS:Menopozda kilo almak neden bu kadar sık görülüyor?

BB:Bu, kadınların menopoz döneminde en sık dile getirdiği sorunlardan biridir.

Ancak burada önemli bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek gerekir:

Menopozdaki kilo artışının tamamını östrojen azalmasına bağlamak doğru değildir.

Kilo artışında birkaç mekanizma birlikte rol oynar:

1. Yaşlanmaya bağlı kas kütlesi kaybı

Yaş ilerledikçe özellikle kas kütlesi azalır. Kas dokusu enerji tüketiminde önemli rol oynadığı için kas kaybı bazal enerji harcamasını azaltabilir. The Menopause Society, orta yaşta kilo artışında yaşlanmanın önemli bir faktör olduğunu ve menopozun özellikle yağın karın bölgesinde yeniden dağılımında rol oynadığını vurgulamaktadır.

2. Östrojen azalması

Menopozla birlikte östrojen azalması yağ dokusunun dağılımını değiştirebilir ve visseral/abdominal yağlanma artabilir.

3. Fiziksel aktivitenin azalması

İş, aile sorumlulukları, uyku bozuklukları ve yaşla birlikte fiziksel aktivitenin azalması enerji dengesini etkiler.

4. Uyku bozukluğu

Gece terlemeleri ve uykusuzluk iştah düzenini ve metabolik sağlığı olumsuz etkileyebilir.

5. Metabolik değişiklikler

İnsülin duyarlılığı, lipid profili ve vücut kompozisyonunda yaş ve hormonal değişikliklerle birlikte değişiklikler görülebilir.

Bu nedenle “Eskiden aynı miktarda yiyordum ve kilo almıyordum, şimdi alıyorum” diyen bir kadına yalnızca “daha az ye” demek bilimsel olarak yetersizdir.

Amaç yalnızca tartıdaki kilogramı azaltmak değil; kas kütlesini korumak, abdominal yağlanmayı azaltmak ve metabolik sağlığı korumaktır.

Bu nedenle direnç egzersizleri, aerobik aktivite, yeterli protein alımı, dengeli beslenme ve uyku düzeni menopoz döneminde özellikle önem kazanır. NICE de menopoz döneminde kas kütlesi ve gücünün fiziksel aktiviteyle korunmasını özellikle vurgulamaktadır.

BSS:Unutkanlık, odaklanma güçlüğü ve “beyin sisi” gerçekten menopozla ilişkili olabilir mi?

BB;Evet.

Bu konu son yıllarda menopoz tıbbında giderek daha fazla önem kazanmıştır.

Kadınlar bazen:

“Kelimeleri bulamıyorum.”

“Bir odaya neden girdiğimi unutuyorum.”

“Okuduğumu anlayamıyorum.”

“Dikkatimi toparlayamıyorum.”

şeklinde tarif edebilirler.

The Menopause Society, orta yaş kadınların yaklaşık %40–60’ının menopoz geçişi sırasında unutkanlık, dikkat ve konsantrasyon sorunları gibi bilişsel yakınmalar bildirdiğini belirtmektedir. Bu tablo sıklıkla “brain fog” olarak adlandırılır.

Burada hastaya şu mesaj verilmelidir:

Menopoz dönemindeki beyin sisi, tek başına demans anlamına gelmez.

Çoğu kadında bu değişiklikler hafif düzeydedir ve özellikle:

* uyku bozukluğu, sıcak basmaları, stres, anksiyete, hormonal dalgalanmalar ile birlikte daha belirgin hissedilebilir.

Ancak ilerleyici veya günlük yaşamı ciddi biçimde bozan bilişsel bozukluklarda yalnızca menopoza bağlamak doğru değildir. Depresyon, tiroid hastalıkları, B12 eksikliği, uyku bozuklukları, ilaçlar ve nörolojik hastalıklar gibi alternatif nedenler değerlendirilmelidir.

BSS: Östrojen azalması yalnızca adet düzenini mi etkiliyor?

BB:Hayır. Östrojenin etkilediği sistemler çok daha geniştir.

Menopozdan sonra östrojen azalmasının etkilerini üç ana başlıkta düşünebiliriz:

Kemik

Östrojen azalması kemik dönüşümünü hızlandırarak kemik mineral yoğunluğunda kayba ve osteoporoz riskinde artışa katkıda bulunur.

Bu nedenle menopoz döneminde:

* yeterli kalsiyum, uygun D vitamini durumu, ağırlık taşıyan egzersiz, direnç egzersizleri, sigaradan uzak durma, aşırı alkol kullanımından kaçınma önemlidir.

Kemik mineral yoğunluğu ölçümü ise herkese aynı yaşta yapılmaz; yaş ve bireysel kırık riskine göre karar verilir. USPSTF 2025, 65 yaş ve üzerindeki kadınlarda osteoporoz taramasını; 65 yaş altındaki postmenopozal kadınlarda ise risk faktörleri ve klinik risk değerlendirmesine göre taramayı önermektedir.

Kardiyovasküler sistem

Menopozla birlikte yaşlanma, vücut kompozisyonundaki değişiklikler, lipid değişiklikleri, kan basıncı ve metabolik risk faktörleri kardiyovasküler risk profilini etkileyebilir.

Burada önemli mesaj:

Menopozun kendisini tek başına kalp hastalığının nedeni olarak görmek yerine, menopoz geçişini kardiyovasküler risklerin daha dikkatli değerlendirildiği bir yaşam dönemi olarak görmek gerekir.

Genitoüriner sistem

Östrojen azalması vajinal ve vulvar dokularda incelme, kuruluk ve elastikiyet kaybına; ayrıca üriner yakınmalara yol açabilir. Bu tablo Genitoüriner Menopoz Sendromu (GSM) olarak adlandırılır.

BSS:Vajinal kuruluk, cinsel ilişkide ağrı ve libido azalması kabullenilmeli mi?

BB:Hayır. Bunlar “katlanılması gereken doğal sonuçlar” değildir.

Menopoz doğal bir süreçtir; ancak semptomların tedavi edilebilir olması nedeniyle yaşam kalitesini bozan şikâyetlerin normalleştirilip tedavisiz bırakılması doğru değildir.

Özellikle vajinal kuruluk, yanma, irritasyon, cinsel ilişkide ağrı ve bazı üriner yakınmalar GSM kapsamında değerlendirilir. Tedavi edilmediğinde GSM semptomları zaman içerisinde kalıcılaşabilir veya kötüleşebilir.

Tedavi semptomun şiddetine göre değişir:

* vajinal nemlendiriciler, kayganlaştırıcılar, lokal düşük doz vajinal östrojen, uygun hastalarda diğer lokal tedaviler, cinsel sağlık danışmanlığı, pelvik taban değerlendirmesi gündeme gelebilir.

Libido azalması ise yalnızca östrojen eksikliğine bağlanmamalıdır.

Libido;

* ağrı, uyku bozukluğu, depresyon/anksiyete, ilişki sorunları, kullanılan ilaçlar, kronik hastalıklar gibi birçok faktörden etkilenebilir.

NICE, HRT’ye rağmen devam eden ve menopozla ilişkili düşük cinsel istekte seçilmiş hastalarda testosteron desteğinin değerlendirilmesini önermektedir.

Dolayısıyla hastaya verilecek mesaj şudur:

“Menopoz doğal olabilir; ama ağrı çekmek doğal olduğu için tedavi gerektirmiyor anlamına gelmez.”

BSS:Hormon tedavisi kimlere uygulanabilir, kimler kullanamaz?

BB:Menopozal hormon tedavisi, özellikle vazomotor semptomların tedavisinde en etkili seçeneklerden biridir. NICE, menopozla ilişkili vazomotor semptomları olan kişilere HRT sunulmasını önermektedir.

Ancak HRT herkese otomatik olarak verilmez.

Tedavi kararı:

* yaş, menopozdan geçen süre, semptomların şiddeti, uterusun bulunup bulunmaması, meme kanseri öyküsü, tromboemboli öyküsü, kardiyovasküler hastalık, karaciğer hastalığı, kanama öyküsü, diğer risk faktörleri değerlendirilerek bireyselleştirilir.

Uterusu olan kadında

Sistemik östrojen tek başına verilirse endometriumun uyarılması nedeniyle endometrium kanseri riski artabilir.

Bu nedenle uterusu bulunan kadında endometriyal koruma için progestojen eklenmesi gerekir.

Total histerektomi geçirmiş uygun kadınlarda ise östrojen tek başına kullanılabilir.

Sistemik HRT’nin genellikle kullanılmadığı önemli durumlar

ACOG; geçirilmiş:

* meme kanseri, endometrium kanseri, inme, miyokard enfarktüsü, tromboemboli, ciddi karaciğer hastalığı gibi durumlarda sistemik hormon tedavisinin genellikle önerilmediğini belirtmektedir.

Ancak “HRT kullanamaz” cümlesi de her hasta için otomatik ve ayrıntısız kullanılmamalıdır. Özellikle meme kanseri öyküsü gibi durumlarda menopoz uzmanı, onkoloji ve kadın doğum uzmanı arasında bireyselleştirilmiş karar gerekebilir.

Ayrıca oral ve transdermal östrojen aynı risk profiline sahip değildir. VTE riski artmış kişilerde NICE transdermal HRT’yi oral tedaviye tercih etmeyi düşünmeyi önermektedir.

En önemli prensip:

En düşük etkili doz + uygun preparat + kişiselleştirilmiş risk değerlendirmesi + düzenli takip.

BSS:Menopoza giren kadın hangi kontrolleri yaptırmalı?

BB:Menopoz kontrolünü sadece “kadın doğum muayenesi” olarak düşünmemek gerekir.

Aslında menopoz, kadının uzun dönem sağlığını yeniden değerlendirmek için önemli bir fırsattır.

1. Kan basıncı

Hipertansiyon açısından değerlendirilmelidir.

2. Vücut ağırlığı ve bel çevresi

Özellikle abdominal obezite ve metabolik risk açısından önemlidir.

3. Glukoz metabolizması

Yaş, BMI ve risk faktörlerine göre açlık glukozu/HbA1c değerlendirmesi yapılabilir.

4. Lipid profili

Total kolesterol, LDL, HDL ve trigliseridlerin kardiyovasküler risk bağlamında değerlendirilmesi önemlidir.

5. Kemik sağlığı

Herkese rutin olarak aynı yaşta DXA yapılmaz. 65 yaş ve üzerindeki kadınlarda ve daha genç postmenopozal kadınlarda risk durumuna göre kemik mineral yoğunluğu değerlendirilmelidir.

6. Meme kanseri taraması

Türkiye’nin güncel ulusal toplum tabanlı tarama programında 40–69 yaş kadınlarda 2 yılda bir mamografi uygulanmaktadır.

7. Rahim ağzı kanseri taraması

Türkiye’deki ulusal programda 30–65 yaş arasında 5 yılda bir HPV-DNA testi uygulanmaktadır.

8. Kolorektal kanser taraması

Türkiye’nin ulusal programında 50–70 yaş arasında 2 yılda bir gaitada gizli kan testi uygulanmaktadır.

Bunun dışında:

* sigara kullanımı, alkol, beslenme, fiziksel aktivite, uyku, ruhsal durum, cinsel sağlık, üriner semptomlar, düşme riski, aile öyküsü değerlendirilmelidir.

Yani menopoz muayenesi aslında “sıcak basması var mı?” sorusundan çok daha geniş bir kadın sağlığı değerlendirmesidir.

BSS:“Menopoz yaşlanmak demektir” düşüncesi doğru mu?

BB:Menopozu yaşlanmanın kendisi olarak tanımlamak doğru değildir.

Menopoz, yaşlanma sürecinin bir parçası olmakla birlikte, kadın yaşamında belirli bir üreme döneminin sona ermesini ifade eden biyolojik bir geçiştir.

Burada toplumsal olarak çok önemli bir yanlış algı var:

“Menopoza girdim, artık yaşlandım.”

Bu düşünce kadının sağlık hizmetine başvurma davranışını ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir.

Ben menopozu kadınlara şöyle anlatmayı tercih ederim:

“Menopoz hayatın sonu değil; kadın sağlığının yeni bir dönemidir.”

Bu dönemde yapılması gereken, yalnızca hormonlara odaklanmak değildir.

1. Kas kütlesini korumak

Direnç egzersizleri ve düzenli fiziksel aktivite çok değerlidir.

2. Kemik sağlığını korumak

Kırık riskini değerlendirmek ve gerektiğinde DXA yapmak önemlidir.

3. Kalp-damar sağlığına yatırım yapmak

Kan basıncı, lipidler, glukoz metabolizması, kilo ve sigara gibi değiştirilebilir risk faktörleri değerlendirilmelidir.

4. Uykuya önem vermek

Uyku bozukluğu sadece yorgunluk oluşturmaz; metabolik ve psikolojik sağlığı da etkileyebilir.

5. Cinsel sağlığı konuşmaktan çekinmemek

Vajinal kuruluk veya cinsel ilişkide ağrı “yaşın gereği” değildir; tedavi seçenekleri vardır.

6. Gerektiğinde hormon tedavisini değerlendirmek

HRT uygun hastada oldukça etkili olabilir; ancak karar kişiselleştirilmelidir. NICE, tedavinin yarar ve risklerinin kişinin yaşı, kişisel özellikleri ve risk faktörleri dikkate alınarak tartışılmasını önermektedir.

Sonuç olarak

“Menopoz bir hastalık değildir; ancak menopoz döneminde yaşanan her şikâyeti de ‘normal, katlanmak gerekir’ diyerek geçiştirmek doğru değildir. Sıcak basması, gece terlemesi, uyku bozukluğu, çarpıntı hissi, beyin sisi, vajinal kuruluk ve cinsel sorunlar kadının yaşam kalitesini etkiliyorsa bunların altında yatan neden araştırılmalı ve uygun tedavi seçenekleri değerlendirilmelidir.”

“Menopoz aynı zamanda kadın sağlığını bütüncül olarak yeniden değerlendirmek için önemli bir fırsattır. Kemik sağlığı, kalp-damar sağlığı, metabolik riskler, meme ve rahim ağzı kanseri taramaları, cinsel sağlık ve psikolojik iyilik hali birlikte ele alınmalıdır.”

“Kısacası menopoz yaşlanmanın son noktası değil; kadın sağlığında yeni bir dönemdir. Doğru bilgi, düzenli takip ve kişiye özel tedaviyle bu dönem çok daha sağlıklı ve kaliteli geçirilebilir.”

Uzm.Dr.Büşra Seçil Seçen, İç Hastalıkları

Dr.Öğr.Üyesi Behram Barlas ,Kadın Hastalıkları Ve Doğum

HAKKIMIZDA

Afyonkarahisar ile ilgili ekonomi, güncel gelişmeler, toplumsal konular, veri, analiz, raporlar ve istatistik içerikleri yayınlamak amacıyla kurulmuştur.

E-mail: afyonmurat03@gmail.com