• Home  
  • ESTETİK AMELİYATI ÖNCESİ TAHLİL MESELESİ
- KONUK YAZARLAR

ESTETİK AMELİYATI ÖNCESİ TAHLİL MESELESİ

Uzman Doktor Büşra Seçil Seçen :Estetik ameliyat öncesinde kan tahlili denince birçok kişinin aklına sadece rutin bir kontrol geliyor. Aslında bu tahliller bize hastanın sağlığı hakkında ne kadar önemli bilgiler verebiliyor? Profesör Doktor Zafer Özsoy: Tabii ki tahliller son derece önemli. Ancak biz cerrahlar için en önemli değerlendirmelerden biri, kanama ve kanamayla ilgili problemlerin araştırılmasıdır. […]

Uzman Doktor Büşra Seçil Seçen :Estetik ameliyat öncesinde kan tahlili denince birçok kişinin aklına sadece rutin bir kontrol geliyor. Aslında bu tahliller bize hastanın sağlığı hakkında ne kadar önemli bilgiler verebiliyor?

Profesör Doktor Zafer Özsoy: Tabii ki tahliller son derece önemli. Ancak biz cerrahlar için en önemli değerlendirmelerden biri, kanama ve kanamayla ilgili problemlerin araştırılmasıdır.

Bunun haricinde hastanın anestezi almasına herhangi bir engel var mı, kalp, böbrek veya başka sistemlerle ilgili bir sağlık sorunu bulunuyor mu, bunları da anestezi uzmanlarıyla birlikte detaylıca değerlendiriyoruz. Tüm bu değerlendirmelerin ardından hastayı ameliyata alıyoruz.

Estetik ameliyatların hemen hepsi acil ameliyatlar değildir. Hastayı uygun zamanda ameliyat edebiliyoruz. Bu nedenle herhangi bir sağlık problemi tespit edildiğinde, estetik ameliyat planlanmışsa ameliyatı daha ileri bir tarihe erteleyebiliyoruz. Böylece mevcut sağlık sorunlarının öncelikle değerlendirilmesi ve gerekli tedavilerin yapılması mümkün oluyor.

BSS:Kansızlık veya demir eksikliği gibi toplumda çok sık görülen sorunlar, estetik ameliyat sırasında ya da sonrasında ne gibi riskler oluşturabilir?

ZÖ:Bazı ameliyatlarda, örneğin liposuction’da, oldukça fazla kan kaybı olabiliyor. Bu nedenle çok dikkatli olmak gerekiyor. Eğer hastada kansızlık varsa, öncelikle bunun nedeninin araştırılması ve tedavi edilmesi, ardından ameliyatın planlanması gerekir.

Özellikle kan kaybının daha fazla olabileceği ameliyatlarda, ameliyata mümkün olduğunca uygun hemoglobin düzeyiyle girmek önemlidir. Böylece ameliyat sırasında oluşabilecek kan kaybının hasta üzerindeki olumsuz etkilerini azaltabiliriz.

BSS:Daha önce diyabet tanısı almamış bir hastada yüksek kan şekeri veya hemoglobin A1c saptanması ameliyat kararını nasıl değiştirir?


ZÖ:Biliyoruz ki diyabeti olan hastalarda yara iyileşmesiyle ilgili problemler yaşanabiliyor. Bunun yanında enfeksiyon ve diğer ameliyat sonrası komplikasyonların riski de artabiliyor. Bu nedenle böyle bir hastada öncelikle kan şekeri düzeyinin değerlendirilmesi ve mümkün olduğunca kontrol altına alınması gerekiyor.

Özellikle daha önce diyabet tanısı almamış bir hastada yüksek kan şekeri veya HbA1c saptanması, hastanın diyabet veya glukoz metabolizması açısından yeniden değerlendirilmesini gerektirir. Gerekli durumlarda dahiliye veya endokrinoloji uzmanından görüş alınabilir.

Diyabet tedavisi kullanan hastalarda ise mevcut tedavinin ameliyat dönemine göre yeniden düzenlenmesi gerekebilir. Bazı hastalarda insülin tedavisine geçiş düşünülebilir. Ancak bu karar hastanın genel durumu değerlendirilerek, ilgili hekim ve anestezi ekibiyle birlikte verilmelidir.

BSS:Kan sulandırıcı kullanan bir hastanın bunu doktoruna mutlaka bildirmesi gerektiğini biliyoruz. Peki kanama veya pıhtılaşma eğilimi açısından yapılan değerlendirme bize ne söylüyor?


ZÖ:Bu, cerrahi açısından en önemli konulardan biri. Kanama ve pıhtılaşma ile ilgili durumları mutlaka değerlendiriyoruz. Hastanın kullandığı kan sulandırıcı ilaçların yanı sıra, daha önce yaşadığı kanama veya pıhtılaşma problemleri, ailesinde benzer öykü olup olmadığı ve varsa bilinen hematolojik hastalıkları da önem taşıyor.

Ameliyat öncesinde herhangi bir sorun tespit edersek, bunun düzeltilmesi veya yönetilmesi için hastayı ilgili uzmanlara, özellikle hematoloji uzmanlarına yönlendiriyoruz.

Ancak bazen ameliyat edilmesi gereken ve kanama açısından risk taşıyan hastalar da olabiliyor. Bu durumda hematoloji uzmanlarıyla birlikte çalışıyoruz. Hem ameliyat öncesi hem ameliyat sırası hem de ameliyat sonrası dönemde herhangi bir kanama problemi yaşanmaması için gerekli önlemleri alıyoruz.

Sonuçta bizim mesleğimiz cerrahi ve cerrahi bir anlamda kontrollü bir yaralama işlemidir. Cerrahi sırasında kanama olması mümkün. Ancak kanama riskini ameliyattan önce değerlendirmek ve gerekli önlemleri almak her zaman için faydalıdır.

BSS:Özellikle liposuction, karın germe ve kombine estetik operasyonlarda pıhtı oluşumu riski neden önem taşıyor ve ameliyat öncesi değerlendirme bu riski azaltabilir mi?


ZÖ: Tabii ki. Uzun süren ameliyatlarda pıhtı oluşumu ve buna bağlı emboli riski her zaman vardır. Özellikle liposuction, karın germe ve uzun süren vücut şekillendirme ameliyatlarında bu risk daha fazla önem kazanabiliyor. Bu nedenle hastanın ameliyat öncesinde pıhtılaşma açısından risk faktörlerinin değerlendirilmesi gerekiyor.

Hastanın yaşı, kilosu, hareket kısıtlılığı, daha önce pıhtılaşma problemi yaşayıp yaşamadığı, kullandığı ilaçlar ve eşlik eden hastalıkları bu açıdan önem taşıyor. Ameliyatın süresi ve kapsamı da risk değerlendirmesinde dikkate alınmalı.

Mümkünse kombine ameliyatları şahsen ben tercih etmiyorum ve pek de önermiyorum. Estetik ameliyatlarda, mümkün olduğu durumlarda, kombine ameliyatlardan kaçınmanın daha doğru olduğunu düşünüyorum.

Ancak yurt dışından gelen hastalarda bu konuda taleplerle karşılaşabiliyoruz. Hastanın beklentileri ile tıbbi gereklilikler arasında doğru bir denge kurmak ve gerektiğinde bu tür taleplere karşı sınır koymak gerektiğini düşünüyorum.

BSS:Kan tahlilleri normal çıkan bir hastaya ameliyat için tamamen risksiz demek doğru mudur? Kan tahlillerinin bize gösteremeyeceği riskler var mı?


ZÖ: Tabii ki olabilir. Kan tahlillerinin normal olması, hastanın ameliyat açısından tamamen risksiz olduğu anlamına gelmez. Bazı hastalıklar kan tahlillerinde ortaya çıkmayabilir. Hatta bazen hastalar mevcut hastalıklarını veya özellikle kanla ilgili rahatsızlıklarını doktorlarından saklayabiliyor.

Böyle olaylar benim başıma gelmedi ancak bazı meslektaşlarımın başına geldiğini biliyorum ve ne yazık ki bu durumlar fatal sonuçlara da yol açabiliyor.

Bu nedenle yalnızca laboratuvar sonuçlarına güvenmemek gerekir. Burada esas olan hastanın kendisinin, yani genel sağlık durumunun, tıbbi öyküsünün, kullandığı ilaçların ve mevcut hastalıklarının bütüncül olarak değerlendirilmesidir.

BSS: Hangi kan değerleri normalleşmeden estetik ameliyata girmek doğru değildir ve böyle bir durumda ameliyat neden ertelenir?

ZÖ: Bunu kabaca diğer sorularda anlattım ancak burada başımdan geçen başka bir olayı paylaşabilirim. Bir hastama burun ameliyatı yapacaktım. Genç bir hastaydı ve ameliyat öncesinde gerekli değerlendirmeleri yapıyorduk. Hastanın menstruasyonunun olmadığını öğrenince, gebelik ihtimalini değerlendirmek amacıyla tekrar bir test yaptık.

Test sonucunda gebelik pozitif çıktı ve hastanın ameliyatını erteledik. Doğumdan yaklaşık bir yıl sonra ameliyatı gerçekleştirebildik.

Bu nedenle estetik ameliyatları aceleye getirmemek gerekiyor. Öncelikle hastanın mevcut bir sağlık problemi varsa bunun tedavi edilmesi veya ortaya çıkabilecek risklerin önceden değerlendirilmesi her zaman daha doğru bir yaklaşımdır.

Özellikle belirgin kansızlık, kontrolsüz kan şekeri veya kanama-pıhtılaşma ile ilgili önemli bir problem varsa, bunların nedeni araştırılmalı ve mümkün olduğunca kontrol altına alınmadan elektif bir estetik ameliyata girilmemelidir.

BSS: Obezite, insülin direnci veya metabolik sendrom gibi durumlar estetik ameliyatların risk profilini nasıl değiştiriyor?


ZÖ:Bu durumlar estetik ameliyatların risk profilini olumsuz yönde değiştirebiliyor. Özellikle obezite ve metabolik sorunlar; yara iyileşmesi, enfeksiyon, pıhtılaşma ve diğer ameliyat sonrası komplikasyonlar açısından riski artırabiliyor. Bu nedenle böyle hastalarda çok daha dikkatli davranmak gerekiyor.

Ameliyat öncesinde hastanın kan şekeri, tansiyonu ve diğer metabolik parametreleri değerlendirilmeli; mevcut sorunlar mümkün olduğunca kontrol altına alınmalıdır.

Ayrıca tüm riskleri ameliyat öncesinde hastayla ayrıntılı şekilde konuşmak, yara iyileşmesiyle ilgili oluşabilecek problemleri ve diğer olası komplikasyonları anlatmak ve bu konuda bilgilendirilmiş onamını almak gerekiyor.

BSS: “Daha önce ameliyat oldum, hiçbir sorun yaşamadım.” diyen bir hastanın yeni bir estetik ameliyat öncesinde yeniden değerlendirilmesine gerçekten ihtiyaç var mı?


ZÖ: Tabii ki var. Daha önce hiçbir sorun yaşanmamış olması, günümüzde de herhangi bir sağlık sorunu olmadığı anlamına gelmez. Daha önce olmayan bir problem, güncel olarak ortaya çıkabilir.

Hastanın kilosu, kullandığı ilaçlar, mevcut hastalıkları, kan değerleri ve genel sağlık durumu zaman içerisinde değişebilir. Ayrıca her ameliyatın süresi, kapsamı ve oluşturduğu riskler birbirinden farklıdır.

Bu nedenle bütün hastaların her ameliyat öncesinde güncel sağlık durumları açısından yeniden değerlendirilmesi en doğru yaklaşımdır. Aksi takdirde hastayla ilgili beklenmedik sorunlarla karşılaşabiliriz.

BSS:Estetik ameliyat yaptırmayı düşünen bir kişiye, “Ameliyat masasına yatmadan önce sağlığınız açısından mutlaka şu kontrolleri yaptırın.” deseniz, en önemli önerileriniz neler olur?

ZÖ: Öncelikle hastanın ayrıntılı bir tıbbi değerlendirmeden geçmesini öneririm. Sadece kan tahlillerinin normal olması yeterli değildir. Hastanın mevcut hastalıkları, kullandığı ilaçlar, daha önce geçirdiği ameliyatlar ve anestezi öyküsü mutlaka değerlendirilmelidir.

Kan tahlilleri açısından özellikle tam kan sayımı, kan şekeri ve gerektiğinde HbA1c, böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri, elektrolitler ile kanama ve pıhtılaşma testleri değerlendirilmelidir. Kansızlık, kontrolsüz diyabet veya kanama-pıhtılaşma ile ilgili bir problem varsa öncelikle bunların nedeni araştırılmalı ve mümkünse düzeltilmelidir.

Bunun yanında hastanın kalp-damar sistemi açısından değerlendirilmesi, gerekli görülen hastalarda EKG ve kardiyoloji değerlendirmesi yapılması önemlidir. Özellikle bilinen kalp hastalığı, hipertansiyon, nefes darlığı veya efor kapasitesinde azalma gibi şikâyetleri olan hastalarda bu değerlendirme daha da önem kazanır.

Obezite, insülin direnci veya metabolik sendrom gibi durumları olan hastalarda da metabolik durumun ameliyat öncesinde kontrol altına alınması gerekir. Kullanılan tüm ilaçlar, özellikle kan sulandırıcılar, mutlaka doktora bildirilmelidir. Bu ilaçların ameliyat öncesinde kesilip kesilmeyeceğine hasta kendi başına karar vermemeli, ilgili hekim tarafından karar verilmelidir.

Son olarak, kadın hastalarda gebelik ihtimali mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Gerekli durumlarda gebelik testi yapılmalıdır.

Özetle, estetik ameliyat öncesinde sadece “Kan tahlillerim normal mi?” diye bakmak yerine, hastanın genel sağlık durumunun, kalp-damar sisteminin, metabolik ve hematolojik durumunun ve kullandığı ilaçların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir.

Estetik ameliyatlar çoğunlukla acil olmadığı için de tespit edilen bir sağlık sorununu önce düzeltmek ve daha sonra ameliyatı planlamak en güvenli yaklaşımdır.

Doktorum Dahiliye Gözüyle
Estetik ameliyatlar çoğu kişi için dış görünüşte bir değişim anlamına gelse de, her cerrahi işlem gibi estetik operasyonların da göz ardı edilmemesi gereken sağlık riskleri bulunuyor. Üstelik bu riskler yalnızca ameliyat sırasında değil, ameliyat öncesindeki değerlendirme sürecinde de önemli ölçüde şekilleniyor.


Kansızlık, kan şekeri yüksekliği, kanama ve pıhtılaşma bozuklukları, obezite, metabolik hastalıklar veya kullanılan bazı ilaçlar; ameliyatın güvenliğini ve iyileşme sürecini etkileyebiliyor. Bu nedenle “Tahlillerim normal, ameliyata hazırım.” demek her zaman yeterli olmayabiliyor.


Bu röportajda, estetik ameliyat öncesinde kan tahlillerinin neden önemli olduğunu, hangi sağlık sorunlarının ameliyatın ertelenmesini gerektirebileceğini ve ameliyat öncesi değerlendirmede nelere dikkat edilmesi gerektiğini konuştuk. Çünkü estetik kaygılar kadar önemli olan bir başka konu da ameliyat masasına mümkün olan en güvenli sağlık koşullarıyla yatmak.

Uzman Doktor Büşra Seçil Seçen
Profesör Doktor Zafer Özsoy ,Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi , Genel Cerrahi

HAKKIMIZDA

Afyonkarahisar ile ilgili ekonomi, güncel gelişmeler, toplumsal konular, veri, analiz, raporlar ve istatistik içerikleri yayınlamak amacıyla kurulmuştur.

E-mail: afyonmurat03@gmail.com