Afyonkarahisar’ın Ekonomi ve Toplum Platformu olan EKONOMİA.COM.TR sitemizdeki köşemizde toplum sağlığı ile ilgili yazılarımıza devam ediyoruz. Bundan sonra yayın günlerimiz Çarşamba.
Manşette gördüğünüz gibi ne yesem dokunuyor mu diyorsunuz; sebebi İrritabl Bağırsak Sendromu (IBS) olabilir! Sabah uyandığınızda karnınız normal görünüyor; ancak gün içinde giderek şişiyor, hatta akşam olduğunda kıyafetleriniz dar gelmeye mi başlıyor?
Yemeklerden sonra karın ağrısı, gaz, şişkinlik ya da bağırsak düzensizliği yaşıyor musunuz? Bazen günlerce tuvalete çıkamıyor, bazen de aniden gelen ishal nedeniyle bulunduğunuz ortamdan ayrılmak zorunda mı kalıyorsunuz?
Üstelik yaptırdığınız kan tahlilleri, ultrason, endoskopi veya kolonoskopi gibi tetkiklerin hepsi “normal” çıkıyor olabilir… Eğer bu durum size tanıdık geliyorsa, göz ardı edilmemesi gereken olasılıklardan biri İrritabl Bağırsak Sendromu (IBS) olabilir.
İrritabl Bağırsak Sendromu (IBS), dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen, sindirim sisteminin en sık görülen fonksiyonel bağırsak hastalıklarından biridir. “Fonksiyonel” ifadesi, bağırsakta yara, iltihap, tümör ya da yapısal bir bozukluk olmamasına rağmen bağırsakların normal çalışma düzeninin bozulduğu anlamına gelir.
Yani bağırsaklar dışarıdan bakıldığında sağlıklıdır; ancak hareketleri, kasılmaları ve beyinle olan iletişimi normalden farklı çalışır. Bunun sonucunda kişide yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen sindirim sistemi yakınmaları ortaya çıkar.
IBS hayatı tehdit eden bir hastalık değildir ve kansere dönüşmez. Ancak uzun süre devam eden belirtiler; sosyal yaşamı, iş performansını, uyku düzenini ve ruh sağlığını önemli ölçüde etkileyebilir. Pek çok kişi, sürekli “Acaba yine karnım ağrıyacak mı?” endişesiyle günlük planlarını değiştirmek zorunda kalabilir.
IBS’nin en önemli özelliklerinden biri, belirtilerin dönem dönem artıp azalmasıdır. Özellikle stresli dönemlerde, düzensiz beslenme sonrasında veya bazı besinlerin tüketilmesiyle şikâyetler belirgin şekilde kötüleşebilir. Tekrarlayan karın ağrısı veya kramp. Karında şişkinlik ve dolgunluk hissi. Yoğun gaz ve geğirme. Kabızlık. İshal. Kabızlık ve ishalin dönüşümlü görülmesi. Dışkılama sonrasında tam boşalamama hissi. Ani tuvalete gitme ihtiyacı. Dışkıda mukus (sümüksü yapı) görülmesi. Yemeklerden sonra yakınmaların belirginleşmesi
Her hastada belirtiler aynı değildir. Bazı kişiler yalnızca ara sıra şişkinlik yaşarken, bazıları günlük yaşamını ciddi şekilde etkileyen ağrı ve bağırsak düzensizlikleriyle mücadele edebilir. Peki bağırsaklar neden böyle davranıyor? IBS’nin tek bir nedeni yoktur.
Günümüzde bunun birçok faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bunlar arasında; Bağırsak hareketlerinin düzensizleşmesi. Bağırsak sinirlerinin normalden daha hassas olması. Bağırsak mikrobiyotasındaki (bağırsak florası) değişiklikler. Geçirilmiş bağırsak enfeksiyonları. Hormonal değişiklikler. Genetik yatkınlık. Yoğun stres ve kaygı yer almaktadır.
Son yıllarda yapılan araştırmalar, bağırsak ile beyin arasında çift yönlü çalışan güçlü bir iletişim ağı bulunduğunu göstermektedir. Bu nedenle stres, kaygı ve duygusal yükler yalnızca ruh halimizi değil, bağırsaklarımızın çalışma düzenini de doğrudan etkileyebilir. Bu yüzden bağırsaklar çoğu zaman “ikinci beyin” olarak adlandırılır.
Bağırsaklarınızın verdiği sinyalleri görmezden gelmeyin. Sağlıklı beslenme, düzenli hareket, kaliteli uyku ve stres yönetimi yalnızca bağırsaklarınız için değil, tüm vücudunuz için güçlü bir yatırımdır. Unutmayın; sağlıklı bir bağırsak, sağlıklı bir yaşamın temelidir.


