• Home  
  • AH BU DÜŞÜK TANSİYON…
- KONUK YAZARLAR

AH BU DÜŞÜK TANSİYON…

Sevgili okuyucularım;Geçen hafta hipotansiyon (düşük tansiyon) dan dolayı yaşadığım şikayetlerden sonra sizleri de bu konu hakkında bilgilendirmek istedim.Benzer şikayetleri olan herkese şifa olması dileğiyle… Tansiyon düşüklüğü, tıbbi adıyla hipotansiyon, kanın damar duvarlarına uyguladığı basıncın normal değerlerin altına düşmesi durumudur. Genel olarak 90/60 mmHg’nin altındaki tansiyon değerleri hipotansiyon olarak kabul edilir. Ancak düşük tansiyon her zaman […]


Sevgili okuyucularım;
Geçen hafta hipotansiyon (düşük tansiyon) dan dolayı yaşadığım şikayetlerden sonra sizleri de bu konu hakkında bilgilendirmek istedim.Benzer şikayetleri olan herkese şifa olması dileğiyle…

Tansiyon düşüklüğü, tıbbi adıyla hipotansiyon, kanın damar duvarlarına uyguladığı basıncın normal değerlerin altına düşmesi durumudur. Genel olarak 90/60 mmHg’nin altındaki tansiyon değerleri hipotansiyon olarak kabul edilir. Ancak düşük tansiyon her zaman bir hastalık anlamına gelmez. Özellikle gençlerde, zayıf yapılı kişilerde ve düzenli spor yapan bireylerde tansiyon doğal olarak düşük olabilir ve herhangi bir şikâyete neden olmayabilir. Buna karşın bazı kişilerde tansiyon düşüklüğü günlük yaşamı olumsuz etkileyen belirtilere yol açabilir ve altta yatan önemli bir sağlık sorununun habercisi olabilir.

Hipotansiyonun en sık görülen belirtileri arasında baş dönmesi, sersemlik hissi, halsizlik, yorgunluk, göz kararması, bulanık görme, dikkat ve konsantrasyon bozukluğu, baş ağrısı, bulantı, çarpıntı ve soğuk terleme yer alır. Özellikle uzun süre oturduktan veya yattıktan sonra aniden ayağa kalkıldığında ortaya çıkan baş dönmesi ve göz kararması sık karşılaşılan belirtilerdendir. Bazı kişiler bayılma hissi yaşayabilir, bazı kişilerde ise doğrudan bayılma gelişebilir. Şiddetli tansiyon düşüklüğü durumlarında beyne ve diğer organlara yeterli kan gitmemesi sonucu bilinç bulanıklığı, nefes darlığı, hızlı nabız ve hatta şok tablosu gelişebilir. Bu tür durumlar acil tıbbi değerlendirme gerektirir.

Tansiyon düşüklüğünün birçok farklı nedeni bulunmaktadır. En sık nedenlerden biri vücudun susuz kalmasıdır. Yeterli sıvı alınmaması, aşırı terleme, uzun süren ishal veya kusma sonucunda oluşan sıvı kayıpları kan hacmini azaltarak tansiyonun düşmesine yol açabilir. Özellikle sıcak yaz aylarında yeterince su tüketmeyen kişilerde hipotansiyon daha sık görülmektedir. Bunun yanında uzun süre aç kalmak veya düzensiz beslenmek de tansiyon düşüklüğüne neden olabilir. Kan şekeri seviyelerindeki düşüş, halsizlik ve baş dönmesi gibi belirtileri artırabilir.

Kansızlık da tansiyon düşüklüğüne katkıda bulunan önemli nedenlerden biridir. Kandaki hemoglobin seviyesinin azalması, dokulara yeterli oksijen taşınmasını engeller ve kişide yorgunluk, halsizlik ve baş dönmesi gibi yakınmaların ortaya çıkmasına neden olabilir. Kalp hastalıkları da hipotansiyonun önemli nedenleri arasında yer alır. Kalbin yeterli miktarda kan pompalayamaması durumunda tansiyon düşebilir. Kalp ritim bozuklukları, kalp yetersizliği, kalp kapak hastalıkları ve kalp krizi gibi durumlarda tansiyon düşüklüğü görülebilir.

Bazı hormonal hastalıklar da tansiyonun düşmesine yol açabilir. Tiroid bezinin yetersiz çalışması, böbreküstü bezlerinin yetersizliği ve diğer bazı endokrin sistem hastalıkları hipotansiyonla ilişkili olabilir. Ayrıca ciddi enfeksiyonlar ve sepsis gibi durumlarda damarların genişlemesi ve dolaşım sisteminin etkilenmesi nedeniyle ciddi tansiyon düşüklükleri gelişebilir. Kullanılan bazı ilaçlar da hipotansiyona neden olabilir. Özellikle tansiyon ilaçları, idrar söktürücüler, bazı kalp ilaçları ve psikiyatrik tedavilerde kullanılan bazı ilaçlar tansiyonun düşmesine yol açabilmektedir.

Tansiyon düşüklüğü her yaş grubunda görülebilmekle birlikte bazı kişilerde daha sık ortaya çıkar. Yaşlı bireylerde, gebelerde, kronik hastalığı bulunanlarda, kansızlığı olan kişilerde, uzun süre yatak istirahati yapan hastalarda ve düzenli tansiyon ilacı kullanan bireylerde hipotansiyon riski daha yüksektir. Ayrıca yoğun fiziksel aktivite yapan sporcularda da düşük tansiyon değerleri görülebilir.

Hipotansiyonu olan bireylerin günlük yaşamlarında bazı önlemler almaları şikâyetlerin azalmasına yardımcı olabilir. Gün içerisinde yeterli miktarda su tüketmek, düzenli ve dengeli beslenmek, uzun süre aç kalmamak ve ani hareketlerden kaçınmak önemlidir. Özellikle yataktan veya sandalyeden kalkarken önce birkaç dakika oturup ardından ayağa kalkmak baş dönmesi riskini azaltabilir. Sıcak havalarda sıvı kaybını önlemek için daha fazla su tüketilmeli, uzun süre ayakta kalmaktan kaçınılmalıdır. Doktor önerisi olmadan kullanılan ilaçların dozunda değişiklik yapılmamalı ve düzenli sağlık kontrolleri ihmal edilmemelidir.
Tekrarlayan bayılmalar, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, bilinç bulanıklığı, şiddetli baş dönmesi veya kanama, kusma ve ishal sonrasında gelişen tansiyon düşüklüğü durumlarında mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Çünkü bazı durumlarda hipotansiyon ciddi kalp hastalıklarının, enfeksiyonların veya hormonal bozuklukların ilk belirtisi olabilir.

Sonuç olarak tansiyon düşüklüğü çoğu zaman yaşam tarzı düzenlemeleri ile kontrol altına alınabilen bir durumdur. Ancak sık tekrarlayan, belirgin şikâyetlere yol açan veya günlük yaşamı etkileyen hipotansiyon vakalarında altta yatan nedenin araştırılması büyük önem taşır. Yeterli sıvı tüketimi, dengeli beslenme, düzenli uyku ve gerektiğinde tıbbi değerlendirme ile tansiyon düşüklüğünün neden olduğu sorunlar büyük ölçüde önlenebilir.

YENİ YAZIMIZDA GÖRÜŞMEK DİLEĞİYLE. EKONOMİA.COM.TR de kalın ve platformumuzun ANA SAYFASINI mutlaka inceleyin.

HAKKIMIZDA

Afyonkarahisar ile ilgili ekonomi, güncel gelişmeler, toplumsal konular, veri, analiz, raporlar ve istatistik içerikleri yayınlamak amacıyla kurulmuştur.

E-mail: afyonmurat03@gmail.com