Aynen manşette gördüğünüz gibi Doktor “Tansiyonunuz Normal” Dedi Diye Rahatlamayın! Kalbiniz Sessizce Risk Altında Olabilir… Doktorum Dahiliye adlı köşemde bu hafta hem dahiliye hem de kardiyolojiyi ilgilendiren bir konudan bahsetmek istiyorum.
Sevgili Kardiyolji Uzmanı Barış Çelebi ile beraber hazırladığımız bu kısa ama bilgilendirici yazıyı okumak için zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. Şimdiden iyi okumalar…

“Doktor Hanım/ Bey, hastanede tansiyonum hep normal çıkıyor ama evde neredeyse her gün yüksek ölçüyorum. Hangisine inanmalıyım?” Bu soru, poliklinikte düşündüğünüzden çok daha sık karşımıza çıkıyor. Pek çok kişi bunun ölçüm hatası, stresten veya kullanılan tansiyon aletinden kaynaklandığını düşünüyor. Oysa bazen bunun nedeni çok daha önemli bir sağlık sorunu olabilir.
Bunun adı gizli (maskeli) hipertansiyondur. Yani tansiyonunuz muayene sırasında normal görünür; ancak evde, iş yerinde veya günlük yaşamınızda yüksek seyreder. Ne yazık ki bu durum çoğu zaman fark edilmez ve kişi kendini tamamen sağlıklı sanırken, yüksek tansiyon yıllar boyunca kalbi, damarları, beyni, böbrekleri ve gözleri sessizce yıpratmaya devam eder.
Hipertansiyon yalnızca tansiyon aletindeki yüksek rakamlardan ibaret değildir. Kontrol altına alınmadığında damar yapısını bozan, kalbin yükünü artıran ve zaman içinde organ hasarına yol açabilen kronik bir hastalıktır. Bu nedenle gizli hipertansiyon, hem Kardiyoloji hem de İç Hastalıkları (Dahiliye) açısından erken tanınması gereken önemli bir sağlık sorunudur. Peki Kalbiniz Bu Durumdan Nasıl Etkileniyor?
Kalbiniz, sürekli yüksek basınca karşı kan pompalamak zorunda kaldığında zamanla daha fazla çalışır. İlk başta bunu telafi edebilir; ancak yıllar içinde kalp kası kalınlaşmaya başlar (sol ventrikül hipertrofisi). Başlangıçta hiçbir belirti vermeyen bu durum zamanla kalbin gevşeme fonksiyonunu bozabilir, pompalama gücünü azaltabilir ve kalp yetmezliğine kadar ilerleyebilir.
Ayrıca yüksek tansiyon, damar duvarını zedeleyerek damar sertliğini hızlandırır. Bu da kalbi besleyen koroner damarlarda daralma ve tıkanıklık gelişmesine neden olabilir.
Tedavi edilmeyen gizli hipertansiyon; Kalp kasında kalınlaşmaya, Koroner arter hastalığına, Kalp krizine, Kalp yetmezliğine
Ritim bozukluklarına (özellikle atriyal fibrilasyona), Aort damarında genişleme ve yırtılma riskinde artışa, Ani kardiyak ölüm riskinin yükselmesine zemin hazırlayabilir.
Üstelik bu değişikliklerin büyük kısmı uzun yıllar hiçbir belirti vermeden gelişebilir. Bu nedenle evde sürekli yüksek seyreden tansiyon değerleri, “hastanede normal çıkıyor” diye asla göz ardı edilmemelidir. Sadece Kalbi Değil, Tüm Vücudu Etkiler
Hipertansiyon yalnızca kalbi ilgilendiren bir hastalık değildir. Vücudumuzdaki tüm damar sistemi yüksek basınca maruz kaldığı için pek çok organ zaman içinde zarar verbilir. Birde Beyin açısından şu riskelre göz atalım. Kontrolsüz hipertansiyon; İnme (felç) Geçici iskemik atak, Beyin damarlarında hasar ve Hafıza problemleri. Damar kaynaklı demans riskini artırabilir.
Böbrekler
Böbrekler, kanı süzen en hassas organlardan biridir. Sürekli yüksek tansiyon böbreğin ince damar yapısını bozarak zaman içinde kronik böbrek hastalığına, idrarda protein kaçağına ve hatta diyaliz gereksinimine kadar ilerleyebilen ciddi sorunlara yol açabilir.
Öte yandan böbrek hastalıkları da hipertansiyonun önemli nedenlerinden biridir. Bu nedenle hipertansiyonu olan kişilerde böbrek fonksiyonlarının mutlaka değerlendirilmesi gerekir.
Hipertansiyon her zaman muayene odasında yakalanmaz. Bazen gerçek tansiyonunuzu eviniz, iş yeriniz veya günlük yaşamınız gösterir. Eğer evde yaptığınız ölçümlerde tansiyonunuz sürekli yüksek çıkıyor ancak hastanede normal ölçülüyorsa, bunu “önemsiz” diye düşünmeyin. Çünkü bu durum gizli hipertansiyonun bir işareti olabilir.
Erken tanı konulduğunda yaşam tarzı değişiklikleri ve gerektiğinde uygun tedaviyle kalp krizi, felç, kalp yetmezliği ve böbrek hastalığı gibi ciddi komplikasyonların önüne geçmek mümkündür. Unutmayın; tek bir normal tansiyon ölçümü, damarlarınızın tamamen güvende olduğu anlamına gelmez. Kalbinizi korumanın ilk adımı doğru ölçüm yapmak, düzenli takip edilmek ve gerektiğinde bir Kardiyoloji veya İç Hastalıkları uzmanına başvurmaktır. Çünkü bazen en sessiz hastalıklar, en büyük hasarı bırakabilir.
Uzman Doktor Büşra Seçil Seçen
Uzman Doktor Barış Çelebi

